25 2017
28 Recep 1438
D-Smart 139.Kanal Teledünya 115.Kanal Türksat 3A 12641 Pol:H-Yatay SR:30000 FEC:2/3

HAKKIMIZDA

Gerekçeler

Hilâl Tv, 'kurucu metin' olarak adlandırdığı manifestosunda, kuruluş gerekçesini şöyle ilan eder: 'var olmak iletişim kurmaktır' 'bir aracın kötü kullanımı onun mahiyetini değiştirmez' Ortaya çıkmış olan 'televizyon dili' kendisini kullanan herkesi nesnesi kılmaktadır. Bundan böyle de kim bu dile sorgusuz sualsiz teslim olursa, hiç kimsenin tereddüdü olmasın ki, onu da teslim alacak ve nesneleştirecektir. Yapılması gereken bellidir:

Alternatif bir televizyon dili kurmak

Alternatif bir televizyon dili kurmak 'nesneleşmiş bir akıl özne bir dil kuramaz'Mevcut televizyon dili, onu üreten kültürün tüm hastalıklarıyla maluldür. Bu dil sömürgeci, tüketimi körükleyici, mütehakkim, Batı Merkezci, dayatmacı, aptallaştırıcı, indirgemeci, profan ve seküler, pozitivist ve maddeci, yabancılaştırıcı, zevkçi, görünürdeki çok seslilik iddiasına rağmen teksesli, tüm özgürlük iddialarına rağmen otoriter, gayr-ı ahlaki, erdem kırıcı ve değer yıkıp fiyat biçici bir dildir. Altı özellikle çizilmelidir ki, bu dil 'televizyonun dili' değil, onun 'kurucu aklının dili'dir. Televizyonu insani değerleri tüketmeyecek şekilde tasarlamak mümkündür.

Yeter ki, yeni bir dil kuracak akla ve birikime, bu dili konuşacak özgüvene, bunu savunacak dirence, bunu benimsetecek yeteneğe, bunu sevdirecek estetiğe sahip olunsun. Yeter ki, kazanma hırsıyla 'reyting' tuzağına düşülmesin.

Sözün özü: Allah yokmuş gibi konuşmak günahtır.

'zehrin varlığı halinde panzehiri tartışmak gereksizdir'

Niçin yeni bir televizyon ve niçin bu topraklarda?

'insanlık için yeni ve daha iyi bir senaryonun yazılmasına katkıda bulunmak için'Modern hayat, insanın ve insanlığın değişmez değerlerini imha eden bir aklın eseridir. Söz konusu akıl kutsalla bağını koparmış, seküler, indirgemeci, parçacı, benmerkezci, dayatmacı, değerler yerine fiyatları ikame edici bir akıldır.

Bu aklın elinde tüm araçlar gücün sözcüsü haline gelmektedir. Gücün sözcülüğüne soyunan bu akıl, sözün gücünü yok etmek için saldırıya geçmiştir. Bunu da gücünü sözden alması gereken basın-yayın ve medya yoluyla yapmaktadır. Egemen aklın gücün sözünü baskın kılmak için kullandığı araçlardan en etkilisi hiç tereddütsüz televizyondur.

İslam söz/kelam medeniyetidir. Bu medeniyetin mensupları, sözü tekrar eski mevki-i muallâsına iade etmekle yükümlüdürler. Çünkü insanlık için daha iyi bir senaryo, ancak sözün gücünün gücün sözüne üstün geldiği bir dünyada mümkündür.

Biz, işte bu düşüncelerden yola çıkarak ve maddi manevi bütün imkânlarımızı seferber ederek, vahyin inşa ettiği tasavvura dayalı, bir televizyon kanalı kurmaya karar verdik: Hilâl Televizyonu.

 

İlkelerimiz

 

Vahyin haramlarla ilgili çektiği kırmızı çizgi Hilâl Televizyonu'nun da kırmızı çizgisidir, aşılamaz.

 

Hedeflerimiz

Hedefimiz, imha edilen hayatın yeniden inşası ve bu uğurda insanlığın daha iyi bir senaryo üretmesi için, birincil başvuru kaynağı olan Kur'an vahyini ve onun insanlığa sunduğu imkânları bir medeniyet projesi çerçevesinde onu arayan susuz yüreklere taşımaktır.

Hedef kitlemiz, öncelikle mevcut televizyon dilini kalitesiz, yetersiz, yapay, ve verimsiz bulan herkestir. Yayın alanımız, ilk aşamada Türkiye'nin tamamı, Batı ve Orta Avrupa ile kısmen Ön Asya'dır. İkinci aşamada Avrupa'nın tamamı, Kuzey Asya ve Kuzey Afrika, üçüncü aşamada ise, Çin ve Uzak Doğu'nun tamamı dahil tüm yeryüzüdür.

Hilâl Tv ana yayın dili olan Türkçe'nin yanı sıra İngilizce ve Arapça'yı da kullanacaktır. Uzun vadede Rusça ve Çince yayınlara yer verilecektir. Bunların yanında Almanca, Fransızca, Kürtçe, Farsça, Balkan ve Kafkas dilleri ile hedef kitlenin konuştuğu diğer diller, ihtiyaç önceliği gözetilerek paket programlar halinde yayın akışı içerisinde yer alacaktır.